escort lenatanya escort eylul escort nilay
escort gulce escort naz escort tugba
escort asli escort ela escort demet
escort soray escort ates escort duygu
escort reklam escort reklam escort reklam

Kadıköy Belediyesi, Altıyol’da ücretsiz ve sınırsız internet hizmeti başlattı.

İnternet ve teknolojinin sonsuz hizmetlerinden Kadıköylüler’in kolayca yararlanmasını amaçlayan belediye, Altıyol Boğa Heykeli’nin bulunduğu meydanda sınırsız internet kullanma imkanı sağladı.

Fiberoptik Altyapı sistemi ile kurulan ücretsiz internet uygulaması için iki aylık deneme ve test çalışmalarını tamamlayan Kadıköy Belediyesi, bu sabahtan itibaren sınırsız uygulamaya geçti. Projenin Kadıköylüler‘e farklı bir sosyal proje ve hizmet olduğunu söyleyen Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Kadıköylüler’in zaten teknolojiyi yoğun kullandığını, bu hizmete büyük ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, ücretsiz-sınırsız internet hizmetinin parklarda da başlayacağı müjdesini verdi.

PROJEDEN NASIL FAYDALANILABİLECEK ?

Ücretsiz internet hizmetten yararlanmak için bu noktalara gelindiğinde bağlanmak isteyen kişilerin cep telefonlarından ya da diğer cihazlarından “Kadıköy Wifi” bulup seçmeleri gerekiyor. Ardından Kadıköy Belediyesi ücretsiz internet hizmeti ekranı açılıyor. Açılan ekrana kendi GSM numaralarını girip göndermeleri, sonrasında telefonlarına gelen şifre ile ücretsiz internet hizmetinden faydalanmaya başlıyorlar. Telefona gelen şifre ile diğer zamanlarda da ücretsiz bağlanılıyor. Ücretsiz internet hizmeti teknolojik özellikleriyle de üstün. Projede fiberoptik metro internet altyapısı kullanıldığı için dalgalanma ve kesinti yaşanmadan hızlı bir internet imkânı da sunuluyor.

BAŞKAN ÖZTÜRK: PARKLARA DA KOYACAĞIZ

Ücretsiz internet hizmeti projesinin, ilerleyen zamanlarda Yoğurtçu Parkı ve Göztepe Özgürlük Parkı başta olmak üzere birçok parka da konulacağını kaydeden Başkan Öztürk, “İnternet artık hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Gelecekte internet hızının daha da artacağı öngörülüyor. İnternet hizmeti artık evlerden ve kapalı mekânlardan çıkmaya başladı ve her yerde insanoğluna hizmet sunuyor. Kadıköy Belediyesi’nin bir çok dış biriminde ve kültür merkezinde zaten internet hizmeti vardı. Teknolojiyi çok yoğun kullanan bir belediyeyiz. Bu hizmeti halkımıza ücretsiz sunmamız doğal. Ekonomik nedenlerle bu hizmetten faydalanamayan gençler ve diğer vatandaşlarımızı da düşündük. Kısa sürede parklara ve meydanlara da koyacağız.” dedi

Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), alkol ve uyuşturucu madde batağına düşenleri tedavi etmek için çifte teşvik paketini devreye sokuyor. SGK, daha önce alkol ve madde bağımlılığı tedavisi için sağlık kuruluşlarına yaptığı ödeme protokolünü değiştirdi.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılarına sınırsız tedavi hakkı

Yeni süreçte kanser ve organ nakli hastalarında olduğu gibi  hizmet başı ödeme modeline geçildi. Bugüne kadar maliyeti sınırlı ölçüde karşılanan bağımlının tedavisinde ne kadar masraf çıkarsa hepsi ödenecek. Bu durum sayıları yetersiz olan AMATEM’lerin (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri) dışında kamu ve özel hastanelerin de bağımlılıkla mücadeleye katılmasını sağlayacak. Tedavi sürecinin meşakkatli, gelirin az olmasından dolayı kamu, üniversite ve özel hastaneler bu tedaviyi tercih etmiyordu. Diğer yandan Sağlık Bakanlığı Bağımlılık Yönetmeliği’nde de sona yaklaşıldı. Yönetmelikle AMATEM’lerde mevcut bir aylık arındırma ve ilaç tedavisine ek olarak 15 ay devam edecek sosyal rehabilitasyon ve ömür boyu takip yapılacak. Söz konusu hamlelerle hastanelere, “Yeter ki bağımlıyı kurtarın, tüm tedavi masrafları ödenecek” mesajı veriliyor. Türkiye’de bir yılda 200 binden fazla kişi AMATEM’lere bağımlılık tedavisi için başvuru yapıyor.

Özellikle alkol ve madde bağımlılarının tedavilerinde hizmet başı ödeme sisteminin getirilmesi 2. ve 3. basamak özel ve kamu hastanelerinin bu hastalara daha çok yönelmesini sağlayacak. Mevcut durumda bağımlıların tedavileri 2 özel ve 22 AMATEM’de yapılmaya çalışılıyor. Tedavi sürecinin meşakkatli, maddi gelirinin az olmasından dolayı kamu, üniversite ve özel hastaneler bağımlılık tedavisini çok fazla tercih etmiyor. Yeni süreçte hastaneler kendilerine gelecek her bağımlı için yapacağı tüm test, tahlil, ilaç tedavisi gibi uygulamaları ayrı ayrı faturalandırabilecek. Bu da hastanelerin hastaları kabul etmelerini ve bunlar için yatırım yapmalarını kolaylaştıracak. Devlet özellikle bu hastaların tedavilerine başlamama ve başladıkları tedavileri yarıda bırakma gibi problemlerini ortadan kaldırmak istiyor. Hastanelere, “Yeter ki bağımlıyı kurtarın, tüm tedavi masrafları ödenecek.” mesajı veriyor.

Sağlık Bakanlığı’nın üzerinde birkaç yıldır çalıştığı ‘Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği’nde ise sona yaklaşıldı. Madde bağımlılara ‘ömür boyu tedavi desteği’ sağlayacak yönetmelikle hastalar tedavi sonrası da takip edilecek. Yönetmelikle  AMATEM’lerde mevcut bir aylık  arındırma ve ilaç tedavisine ek olarak 15 ay devam edecek sosyal rehabilitasyon süreci ve ömür boyu takip başlayacak. Yönetmelikle hem bağımlı hem de ailesi sürece dahil edilecek. Kişi hastalığını tanıyıp korunmanın yollarını öğrenirken, aileye de ‘hastalığın süreci, bağımlıya nasıl davranılması gerekir’ gibi bilgiler verilecek. Bağımlının maddeyi bıraktıktan sonra sosyal ve özel yaşamında oluşan boşluk en aza indirilecek.

Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (TUBİM) uyuşturucu madde bulundurma-kullanma suçlarıyla ilgili yüz yüze görüşme tekniği ile yaptığı çalışma insanların yeterli tedavi görmediğini gösteriyor. 2010 yılında yapılan ve 2 bin 594 kişiyi kapsayan anket çalışmasına göre madde kullanıcılarının yüzde 84,4′ü ‘Daha önce tedavi gördünüz mü?’ sorusuna hayır cevabı veriyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre tedavi merkezlerine başvuranların yüzde 57,14′ü önceden tedavi gördüğünü, yüzde 41,38′i ise daha önce hiç tedavi görmediğini belirtiyor. Türkiye’de yılda 200 binin üzerinde insan alkol ve madde bağımlılığı tedavisi görüyor. TUBİM verilerine göre bu zamana kadar tedavi gören en küçük bağımlının yaşı 11, en büyüğü ise 65. Türkiye’de tedavi görenlerin yüzde 11,67′si maddeyi 15 yaşından daha küçükken kullanıyor.

Berlusconi, sahibi olduğu medya grubu Mediaset’te Amerikan filmlerinin yayın haklarının alım satımı sırasında 7 milyon Euro’yu aşkın miktarda vergi yolsuzluğuyla suçlanıyordu.
Ülke siyasetinin son 20 yılına damga vurmuş olan Berlusconi, İtalyan yargı sisteminde son karar merci olan Yargıtay’ın bu kararına itiraz edemeyecek.
77 yaşında olmasından dolayı cezaevine girmesine zayıf bir ihtimal olarak bakılan Berlusconi’nin ev hapsinde tutulabileceği belirtiliyor. Deneyimli siyasetçinin, kısa süreli cezalarda uygulanan ‘kamu görevleri’ gibi bir uygulamayı da talep etme hakkı var.
İtalyan basınında yer alan bilgilere göre, onanan hapis cezasının, Ekim ayından önce uygulanmasının öngörülmediği iddia ediliyor.

HÜKÜMET TEHLİKEDE Mİ?
Şubat ayındaki genel seçimlerden 2 ay sonra güçlükle kurulan geniş tabanlı hükümette, partisi Özgürlükçü Halk Partisi’nden (PDL) 5 bakanı bulunan Berlusconi’nin, bu cezadan sonra hükümeti düşürme riski ise ülkeyi ve Avrupa Birliği’ni (AB) endişelendiriyor. Berlusconi kısa süre önce yaptığı açıklamada, “Hükümeti düşürmeyeceğim” dese de, ülke kamuoyu bu sözlere güven duymuyor.

Çapkınlıklarıyla ünlü Berlusconi’ye ‘para karşılığı küçük yaşta bir kadınla cinsel ilişkiye girmeye’ ilişkin verilen 7 yıl hapis ve ömür boyu kamu görevlerinden men cezası ise temyiz aşamasında. BUNGA BUNGA’DAN DE 3 KİŞİYE HAPİS CEZASI ÇIKMIŞTI!
İtalya’da kısa bir süre önce eski Başbakan Silvio Berlusconi’nin 7 yıl ceza almasına yol açan etkenlerden biri olan Arcore kasabasındaki villasında düzenlediği “Bunga bunga” partilerine escort kızlar getirerek fahişeliğe başlatma suçlarını işlediğine hükmedilen 3 arkadaşı çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

‘Polise verilen talimata göre apartmanın tamamı aranabilir.’

Şafak operasyonu sırasında gözaltına alınanlardan biri de Halkevleri eski Başkanı İlknur Birol’un Öğrenci Kolektifleri üyesi kızı Bircan Birol’du. Birol Ailesi’nin evinde yapılan aramaya katılan avukatları Mehmet Ümit Erdem şunları söyledi:

“Çoğunluğu Üniversite öğrencisi yaklaşık 50 kişi göz altına alındı. Teknik takip yapıldığını görüyoruz. Arama nedenleri halkı isyana teşvik, güvenlik güçlerine ve araçlarına saldırı, kamuya ve vatandaşlara zarar verme olarak belirtilmiş. Aramalar polis kararında saat 4.00 itibariyle başlayarak 72 saat boyunca süreceği belirtilmiş. Polis, “Çok adres var yetişemiyoruz” diyor.

İlknur Birol’un araması saat 05.10’da başladı. Kapıyı kırarak girmişler içeri. Saat 10.00’da tamamlandı. Ancak arama kararında adreste daire numarası belirtilmediğinden apartmanın içindeki tüm daireleri arayabilir durumdalar. Zaten bu binada üst katı da aradılar. Bu bir usulsüzlüktür. Bununla ilgili gereken itirazı yapacağız. Ayrıca dijital delillerin kopyası mutlaka alınmalı, bir kopyası da avukatlara verilmeli ki delillerde değişiklik yapılmasın. Ancak elimizde makine yok, hard disk bir adet deyip bilgisayarları alıp götürdüler. CD’ler de benzer şekilde çuvallara doldurdular. İçinde grev, direniş gibi belirli kelimeler geçen film ve kitapları de toplayıp götürdüler.”

YUMURTA SANIĞI DA GÖZALTINDA

Gezi Parkı’na şafak operasyonunda gözaltına alınanlar arasında, Abdullah Gül’ün İstanbul’un üniversitesini ziyareti sırasında çantasında taşıdığı 3 yumurta için gözaltına alınan ve polise direnme suçundan 11 yıl cezası istenen hukuk öğrencisi Y. E. ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Üniversitesi ziyareti sırasında gözaltına alınınca polisin kafasında yumurta kırdığı iddia edilen edebiyat öğrencisi U. G de var.

Erdoğan, Almanya’da düzenlenen “Demokrasiye Saygı” mitingine telekonferansla bağlanarak “Mısır’daki kardeşlerimizin bizim ödediğimiz bedeli ödemesini istemiyoruz” dedi

Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen “Demokrasiye Saygı” mitinginde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek olmak amacıyla Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen 50 bin kişi toplandı. Mitingi tertipleyen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin (UETD) Başkanı Süleyman Çelik, “Duran Türkiye değil yürüyen Türkiye için Erdoğan’a sahip çıkıyoruz” derken, Erdoğan da mitinge telekonferans yoluyla bağlanarak Türk vatandaşlara seslendi.

“Gurur duyun”
“Her birinizin ülkenizle gurur duymanızı istiyorum. Pasaportunuzla, bayrağınızla anavatanınızla gururlanın” diyen Erdoğan şu mesajları verdi:
- Sandık sonuçlarını hazmedemeyenler, demokrasiyi içlerine sindiremeyenler, sokakları işgal ederek, yakarak, yağmalayarak sonuç alabileceklerini sanıyorlar. Aralarına medyayı, sosyal medyayı, Avrupa’daki Türkiye hazımsızlarını alarak, netice alabileceklerini zannediyorlar.
- Ama hiç endişeniz olmasın, Türkiye eski Türkiye değil. Siz sahip çıktığınız müddetçe biliniz ki, demokrasiye hiç kimse el uzatamayacaktır.
- 70 yıla yakın otokrattik rejimle idare edilmiş Mısır’da 1 yıl önce halkın iradesiyle ortaya çıkan bir irade vardı. Mursi sandıkta halkın iradesi ile cumhurbaşkanı olmuştu.
- 1 yıl tahamül edemediler. Hep birlikte yüklendiler. Dünya ekonomik ambargo uyguladı.
- Mısır halkına sevgimiz sınırsız ve sonsuzdur. Mısır’daki kardeşlerimizin de bizim ödediğimiz bedeli ödemesini istemiyoruz.
- Şu andaki sorun darbe yönetimiyledir. Ve darbe yönetiminin yanında olanlar varsa şüphesiz ki bizim de onlarla demokrasi anlayışımızda farklılığımız olduğu çok açıktır.
- Mısır’daki gelişmelerin halkın iradesi istikametinde bir an önce gerçekleşmesi beklentimizdir
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Samsun Milletvekili Çağatay Kılıç ve AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün de katıldığı mitingi düzenleyen UETD’nin Genel Başkanı Çelik de daha önce demokrasisi darbelerle kesintiye uğrayan, uluslararası arenada hiç bir söz hakkı olmayan bir Türkiye’nin vatandaşları olduklarını ifade ederek, “Bizler 1960′ı unutmadk. 1980′i unutmadık. İlk defa 27 Nisan muhtırasına onurlu bir davranış sergilendi” dedi. Çelik, Türkiye’de oynanmak istenen oyunların tutmayacağını ve buna müsade edilmeyeceğini bildirdi.

AKP liler Başbakan dan rahatsız1 Gezi olaylarının belli yoğunlukta devam ettiğine dünkü basın toplantısında dikkat çeken MHP II Başkanı Levent Bülbül, “Başbakanın, ‘Benim yüzde 50 oyum var, iyi tahrik edeyim ki, iktidarım elimde dursun’ düşüncesi ile “hareket etmesinden, AKP’liler de rahatsız” dedi. Haberi 8′de ‘AKPliler de rahatsız1 Gezi Parkı olaylarının belli yoğunlukta devam ettiğine dikkati çeken Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) il Başkanı Levent Bülbül, “Başbakan’ın, ‘Benim yüzde 50 oyum var. İyi tahrik edeyim ki, iktidarım elimde dursun düşüncesi ile hareket etmesinden, AKP’liler de rahatsı/ dedi. İl binasında düzenlenen basın toplantısın da, MHP Taraklı İlçe Başkanı İsmail Hakkı Seven de yer aldı. Gezi olayları sürüyor İl binasında haftalık olağan basın toplantısı düzenleyen MHP İl Başkanı Levent Bülbül, İstanbul Gezi Parkı olaylarının, belli yoğunlukta devam ettiğini hatırlatarak, “Hükümet, Balen doğru adımları atabilecek noktada değil. Başbakan, ‘Onlar istedikleri kadar isyan etsinler, bizim bir besmelemiz yeter’ diyerek, sanki eylemcileri ‘Allah’ demeyi, ‘Bismillah’ demeyi bilmezmiş gibi gösteriyor” diye konuştu. ‘AKP’liye de haksızlık’ Ülkenin hükümet tarafından ay r ist irildiğini söyleyen Başkan Bülbül, “Başbakan’ın bu ayrıcı söylemleri, AKP’ye oy verenler için de büyük bir haksızlık. AKP’ye ov verenler de, böyle bir iftira düzeni ve ayrışmanın Bir parçası olmak istemezler. Başbakan’ın, ‘Benim kendime ait yüzde 50 oyum var. İyi tahrik edeyim ki, iktidarım elimde dursun’ düşüncesi ile hareket etmesinden, AKP’liler de rahatsız” ifadelerini kullandı. AKP’den gelecek oylar AK Parti’ye oy verenlerin de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ayırıcı söylemlerinden rahatsız olduğunu belirten Başkan Bülbül, “Bu durumda, AKP’den gelecek oyları düşündüğümüzde bundan memnun olmalıyız, ancak memnun olamayız. Çünkü dünyada olduğu gibi, ülkemiz içinde oynanan bölücü oyunların oir parçası olmak istemiyoruz. Ama Başbakan’a bu konuda sorumluluk düşüyor” dedi. Arkasında durulamaz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemleri ile ülkeyi kamplaşmaya götürdüğünü belirten Başkan Bülbül, “Benim bu Başbakan ile ilgili açıklamalarıma, AKP İl Başkanı’ndan cevap beklemiyorum. Umarım da cevap vermez. Çünkü Başbakan’ın bölücü söylemleri arkasında durulacak açıklamalar değil” diye konuştu. Başkan Bülbül, MHP’nin geçtiğimiz hafta Erzurum’da düzenlediği mitinge de değindi. İnanılmaz sansür var MHP’nin Erzurum’da milyonlarca insanın katılımı ile düzenlediği mitingi hatırlatan Başkan Bülbül, “Ancak hiçbir haber kanalı, hiçbir televizyon kanalı bu mitingi canlı yayınlamadı. Hiçbir televizyon kanalı bunu haber bülteninde haber yapmadı. Bu inanılmaz bir sansür ye tarafgirliğin ne safhada olduğunun bir göstergesidir. MfîP’den korkan yapılar,”bu mitingleri halkın gözünden kaçırıyor” diye konuştu. PKICya verilen sözler Geçtiğimiz haftalarda, PKK terör örgütü ile DTP’nin düzenlediği toplantılara da dikkatfçeken Bülbül, “Bu toplantıların sonundaki ihanet bilairgpsi dikkate şayandır. Sonuç bildirgesinde, Abdullah öcalan’a koşulsuz serbestlik, hükümetin PKK*ya verdiği sözleri yerine getirmesi ve konuyla ilgili yasal düzenleme, hapisteki PKK ve KCK’lıların serbest bırakılması ve özerklik yer aldı” dedi. Yeni Petrol Yasası Tüm bu bölücü hareketlerin, gezi olayları ile halkın dikkatinden kaçtığını belirten Başkan Bülbül, “İhanet şebekeleri durmuyor, çalışıyor, hükümet ise bunlara göz yumuyor” dedi. Geçtiğimiz gün mecliste kabul edilen Yeni Petrol Yasası’na da değinen Başkan Bülbül, “Bu yasa ile ülkemizde yabancıların çıkardığı petrolün tüm geliri, yurt dışına çıkarılabilecek. Bu yasa ile yabancılara sınırsız imtiyaz sağlandı” dedi. Uyuşturucu ile mücadele “Buşün, dünya uyuşturucu ile mücadele günü” diyen Bülbül, ‘ Ülkemizde olduğu gibi, Sakarya‘da da uyuşturucu kullanımı ilköğretim seviyesine kadar indi. Emniyet güçlerimizin uyuşturucu satıcıları ile mücadelesini yakından takip eaiyoruz. Allah onlara giiç-kuvvet versin. Ancak, bunun önüne geçmek için Sakarya’da gençlerin gidebileceği merkezlerin, kültürel ve spor alanlarının olduğunu söylemek zor” dedi. Zafer elde edeceğiz Yerel seçimler ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini belirten Bülbül, “İl ve ilçe teşkilatlarımıza belecfiye başkan aday adaylığı ve meclis üyeliği aday adaylı”ı için başvurular gelmeye başladı. Yoğun taleple arşılaşmak bizleri memnun etmektedir. Aday adaylarımız açıklanmadan bile AKP’nin tek alternatifiyiz. Adaylarımız belli olunca, birlikte de inşallah büyük zafer elde edeceğiz” diye konuştu. ‘Milletten kredi istiyoruz’ Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Levent Bülbül açıklamasına şöyle devam etti,’ Biz hizmete hazırız. Halkımızdan, Bu defa ‘Yeter’ deyip, Milliyetçi Hareket Partisi’ne bir defalığına da olsa kredi açmasını talep ediyoruz. Bu sayede, yerel yönetim nasıi olur, hizmet nasıl yapılır, milletin menfaatleri doğrultusunda nasıl çalışılır, belediyecilik nasıl olur, Allah’ın izni ile göstermek istiyoruz.”

Sigorta şirketleri, 1 Ocak 2014’ten itibaren zorunlu trafik sigortası poliçe fiyatlarını, kişinin hasar ve hasarsızlık durumuna göre istediği oranda artırıp, istediği oranda indirebilecek.

Sigorta şirketleri 1 Ekim’den itibaren baz tarifelerini internet sitelerinden yayınlayacak. 6 aydan önce fiyatları değiştiremeyen şirketler, artık tarifelerini aylık olarak değiştirebilecekler.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulamaları Yönetmeliği değiştirildi. Buna göre zorunlu sigorta tarifeleri, sigorta şirketlerince serbest olarak belirlenebilecek. Oysa mevcut durumda, şirketler, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği’nce illere ve araçlara göre belirlenen ve Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanan rehber tarifedeki fiyatların en fazla yüzde 250 üstüne çıkabiliyor, en az da yüzde 10 altına inebiliyordu.

Hürriyet Gazetesi’inin haberine göre yeni yönetmelik ile bu sınırlama tamamen kaldırılırken, “Sigorta şirketleri, bu Yönetmeliğin ekindeki tablolarda yer alan araç türüne göre il bazında temel sigorta primini serbestçe tespit edebilirler” denildi.

500 LİRALIK TARİFE 5 BİN LİRA OLUR MU?

İstanbul’da rehber tarifede 503 lira olan bir otomobilin zorunlu trafik sigortası, A şirketi tarafından en fazla yüzde 250 artışla bin 750 liraya çıkarılabilirken; yeni dönemde hiç  bir sınır olmaksızın 3 bin liraya da 5 bin liraya da çıkarılabilecek. Yine 503 liralık tarifede A şirketi en fazla yüzde 10, yani 50 lira indirim belirleyebilirken; şimdi yüzde 50 indirim bile yapabilecek.

Peki ama şirketler arasında bu kadar büyük fiyat farklılıkları oluşur mu? Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay, şirketlerin sigorta poliçelerini serbestçe belirleyebileceklerini ancak bu tarifelerini yine Hazine’ye bildireceklerini anımsattı. Artış veya indirim gerekçelerini de Hazine’ye bildirmeleri gerektiğini vurgulayan Oksay, “Hazine isterse bu fiyatlara müdahale edebilecek” dedi.

Oksay, “Kaldı ki ben şirketlerin olağanüstü artışlar yapacaklarını düşünmüyorum. Serbest rekabet prim fiyatlarında yüksek artışlara neden olmaz. Ancak yeni dönem riski yüksek araç sahipleri için primlerin yükseleceği bir dönem olacak. Kaza sayısı, hasar miktarı yüksek olan sürücü ve araçlar için fiyatlar ciddi anlamda yükselecek” diye konuştu.

FİYATLAR 6 AYDA DEĞİL, AYDA BİR DEĞİŞECEK

Şirketler, 6 ayda bir değiştirebildikleri tarifelerini artık ayda bir değiştirebilecekler. Ancak ayın 31’inde verdikleri bir fiyat teklifi, 3 iş günü süresiyle geçerli olacak. Yani 31 Temmuz’da verilen bir fiyat teklifi, iş günü içindeyse 3 Ağustos’a kadar geçerli olacak; sigorta şirketi, 1 Ağustos’taki yeni tarife nedeniyle verdiği fiyatı değiştiremeyecek.

TÜKETİCİ FİYATLARI WEB’DEN GÖRECEK!

Yeni yönetmelikle sigorta şirketlerine tarifelerini internet sitelerinden ilan etme yükümlülüğü de getirildi. Buna göre şirketler 1 Ekim’den itibaren web sayfalarında baz fiyatlarını ilan edecekler. Böylece tüketici A şirketi ile B, C, D şirketinin uyguladığı baz fiyatı acentaya gitmeden internet üzerinden görme fırsatı bulacak.

Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Calaudia Roth, “Şiddetin bir an önce durdurulmasını istiyoruz. Gözaltına alınan ve tutuklanan insanların bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

Alman Yeşiller Partisi eş Başkanı Claudia Roth ve Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Barbara Lochbihler, Divan Otelinde basın toplantısı düzenledi. Roth ve Lochbihler, Türkiye’de bulundukları sırada devam eden Gezi Parkı olaylarını değerlendirdi.

Roth yaptığı açıklamada, sınırsız şiddetin tanığı olduklarını söyleyerek, “Sınırsız şiddeti yargılıyoruz. Hem de insanların TOMA’larla kimyasal su püskürtülmesi, biber gazın kullanımını, insanlara biber gazı mermileriyle ateş edilmesini, plastik mermi kullanımını, başlatılan insan avını ve Divan Otelinde kurulmuş olan revize göz yaşartıcı gazla yapılan müdahaleyi yargılıyoruz” ifadelerini kullandı.

Son derece yüksek olan yaralı ve gözaltı sayısını yargılandıklarını sözlerine ekleyen Roth, “Savaş benzeri olayların içinde bulunmaktan ve Arınç’ın ifadesiyle ‘Orduyu devreye sokmayı düşünüyoruz’ dedi sözlerini yargılıyoruz. Ordu kime karşı devreye sokulacak? Türkiye örülmüş olan en geniş Tabanlı’da bir demokrasi hareketini Türkiye düşmanı olarak adlandırmak oğlu mu?” şeklinde konuştu.

Gezi parkındaki elçilerin çeşitli yaş gruplarına ait olduğunu söyleyen Roth, temel hak ve özgürlüklere dair açlık hissettiklerini ifade etti. Roth, “Fikir özgürlüğü, basın özgürlüğü, haber alma özgürlüklerinin kısıtlanmamasını istiyorlar, toplantı ve gösteri yapma haklarının olmasını istiyorlardı. Bu özgürlükler konusunda mücadele ediyorlar, kaderlerini kendileri tayin etmek istiyorlar” diye konuştu.

Roth, demokrasilerde muhalefetin ve eleştirinin olması gerektiğinin altını çizerek, “Hükümet sorumlularını başta Başbakan ve Avrupa Birliği Bakanı olmak üzere söylemlerini yumuşatmaları çağrısı yapıyorum. Bu bahsettikleri insanlar vandal değil, kaos yaratmak istemiyorlar, terörist iç değiller. Bunlar beyaz gülle gelen, barış isteyen, birlikte huzur içinde, güven içerisinde yaşamak isteyen insanlar” ifadelerini kullandı.

Roth, Başbakan Erdoğan’ın söylemlerinin kutuplaşmaya örtünmesini tehlikeli bulduklarını ifade ederek, “Kutuplaşmadan, alevi-sünni arasındaki kutuplaşmadan, insanları birbirinden ayıran kutuplaşmadan bir düşman imgesi yaratan kutuplaşmadan uzaklaştırması gerektiği uyarısında bulunmak istiyoruz. Bağımsız basın temel bir ihtiyaçtır ve o yüzden Başbakan’ın basın hakkındaki uluslararası basın hakkında şikayet etmesinin olumsuz bir elem olduğu görüşündeyim. Basının demokrasinin güçlenmesini sağlayacak ve bu sağlam ev içerisinde herkesin huzur içerisinde yaşamasını teminat altına alınacaktır” diye konuştu.

Roth taleplerini sıralayarak, “Şiddetin bir an önce durdurulmasını istiyoruz. Gözaltına alınan ve tutuklanan insanların bırakılmasını talep ediyoruz. Gösteriler esnasında yaralanan, öldürülen, ölüme kadar varan şiddet eylemlerini gerçekleştirenlerin hesap vermesini talep ediyoruz ve bunun dışında inanların ayrıştırılmamasını talep ediyoruz” dedi.

Roth şunları kaydetti:

“Yeşiller Partisi olarak ‘Biz Türkiye’ye kapıların ve pencerelerin sonuna kadar Türkiye’ye açılması görüşündeyiz. Fasıllar yeniden açılsın. 23, 24. fasıl açılsın. Buyurun Tayip Bey, masaya oturalım ve müzakerelere başlayalım, temel hak ve özgürlükleri tartışalım. Demokrasi ve hukuk devleti yolunda nasıl ilerleyebiliriz, onu konuşalım. Taksim’de ve diğer illerde meydanlara çıkan insanlar Avrupalılardır”

Lochbihler, Gezi Parkı olaylarında insan hakları kanunlarıyla alakası olmadığını söyleyerek, hükümet yetkililerine de çağrıda bulundu. Lochbihler, “Burada insanlar toplanma özgürlükleri, gösteri yapma özgürlükleri, fikir özgürlükleri için sokağa çıktıklarında verilecek cevap sınırsız polis şiddeti olmamalıdır. Hükümetin görevi toplumun bir kesimini kucaklamak, onların taleplerini yerine getirmek değil, toplumun tamamına kulak vermektir. Bu agresif politikayla sadece ayrışma ve insanları birbirinden uzaklaşması gerçekleşir ve hükümetin bu tutumundan vazgeçmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Roth ve Lohbihler konuşmalarından sonra basın mensuplarının sorularını cevapladılar.

Bir gazetecinin Türkiye’de kamplaşma olmadığını düşünmeyen insanların çoğunlukta olduğunu belirterek, açıklamalarında daha sağduyulu davranılmasının gerektiğini belirtti.

Roth buna karşılık olarak, Türkiye’nin 30 yıldır dostu olduğunu ifade ederek, “Her demokratın gördüğü şeyleri iletmektir. Gezi Parkı’na gittiğimde oradaki insanları gördüm. Çevreciler, aileler, gözyaşı vardı, göz yaşartıcı gaz vardı. İstanbul sokaklarında yaşananları gördüm”

Roth’un Türkiye’de bulunmasından Almanların rahatsız oldukları konusunda Roth, Alman basınında çıkan haberleri görmediğini kaydetti. Roth, “Gösteri yapmanın görevim olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Göstericilerin zarar verdiğine dair bir konu görmediğini belirten Roth, gösteri yapmanın evrensel bir hak olduğunu söyledi.

‘Gaz bombasından nasıl etkilendiniz’ sorusuna Roth, korktuğunu ifade etti. Roth, kimyasalların kullanıldığını ifade ederek, insanların boyalı sudan etkilendiğini ve doktorların tutuklandığını anlamadığını belirtti.

Lochbihler, 23. faslın bir an önce açılmasının altını çizerek, “Avrupa Birliği müzakereleri çerçevesinde 23. faslın temel hak ve özgürlükler, insan hakları konusundaki fasılanın ivedilikle açılması görüşündeyim. Bunun da bağımsız bir yargı çerçevesinde yürütülmesi ve bunu yaparken de bu yargı mekanizmasının eksiklerini hem de ihlallerini incelenmesi gerektiği görüşündeyim “ ifadelerini kullandı.

Ethem Sarısülük için yapılacak anma törenine izin verilmemesi üzerine yapılan gösterilere müdahale eden polis, 35 kişiyi gözaltına aldı.

Ankara’da hayatını kaybeden Ethem Sarısülük için yapılacak anma törenine izin verilmemesi üzerine  düzenlenen gösterilere müdahale eden polis, 35 kişiyi gözaltına aldı.

Taksim Gezi Parkı olayları ve Ankara’da hayatını kaybeden Ethem Sarısülük için yapılacak anma törenine izin verilmemesi üzerine Kızılay’da düzenlenen gösterilere müdahale eden polis, 35 kişiyi gözaltına aldı.

Sarısülük için Kızılay Meydanı’nda düzenlenmesi planlanan anma töreni için gelenler, Sarısülük’ün yaralandığı yere karanfil bıraktı. Göstericilerin yolu trafiğe kapatması üzerine polis, bunun yasal olmadığını belirterek kalabalığın dağılmasını istedi. Anonslarla yapılan uyarılara rağmen dağılmayan kalabalığa güvenlik güçleri gaz bombası ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

Müdahalenin ardından Ziya Gökalp Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı ve Sıhhiye yönüne doğru çekilen kalabalık, ara sokaklarda barikat kurarak polise taş attı. Polis ara sokaklarda da göstericilere gaz bombası ve tazyikli su ile müdahaleyi sürdürdü.

Şu ana kadar 35 kişinin gözaltına alınarak ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

NTV kameramanı hastaneye götürüldü

Polisin attığı gazdan göstericiler ve çok sayıda vatandaş etkilendi. Atılan cisimlerle yaralanan bazı kişiler ambulanslarla hastanelere götürüldü.

NTV kameramanı Timuçin İlbaylı da göstericilerin attığı taşın bacağına isabet etmesiyle yaralandı. Hastaneye götürülen İlbaylı’nın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

Kolej Kavşağı’nda da arkadaşlarının polise attığı taşın başına isabet etmesi sonucu yaralanan bir gösterici, polis tarafından hastaneye götürüldü.

 

Bağcılar’da Yaz Spor Okulu’na rekor katılım

Yaz Spor Okulu’na 20 bin öğrenci katılıyor

Bağcılar Belediyesi Yaz Spor Okulu Açılışı ve Okullar arası Spor Şenlikleri Kupa Töreni” Mahmutbey Stadyumu’nda yapıldı. Tören sırasında 18 branş ve 20 kategorideki müsabakalarda yarışarak dereceye giren okul ve öğrencilere madalyaları verildi.  16 farklı branşta eğitimin verileceği Bağcılar Belediyesi Yaz Spor Okuluna 20 bin öğrenci kayıt yaptırdı.

“Bağcılar Belediyesi Yaz Spor Okulu Açılışı ve Okular arası Spor Şenlikleri Kupa Töreni”ne Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, AK Parti İlçe Başkanı İsmet Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz’ın yanı sıra okul müdürleri, öğretmenler ve öğrencilerle aileleri katıldı.

Törenin açış konuşmasını yapan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, ülkemizin hazırlamak için çalıştıklarını belirterek, “Gençlerin unutulması geleceğin unutulması ve geleceğin ihmali anlamına gelir. Almanların ‘Bir toplum neden spor yapmalı?” sorusuna ilginç bir cevabı var. ‘Hastalıklı erlerden kurulu bir orduyla hiçbir savaş kazanılamadığı gibi hastalıklı bireylerden kurulu bir toplumla da bir yere varamazsınız.’ diye cevap veriyorlar.” diye konuştu.

“GENÇ NÜFUS POTANSİYELİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ”

İstanbul’un 2012 Avrupa Spor Başkenti” olduğunu hatırlatan Çağırıcı, dünyanın en büyük maratonu olan Avrasya Maratonu’nun da İstanbul’da yapıldığını belirtti. İstanbul’un farklı dinden insanların bir arada barış içerisinde yaşadığı bir şehir olduğunu belirten Çağırıcı, bugün dünyanın içinde bulunduğu sıkıntılı döneme bakıldığında İstanbul’un hoşgörü ortamını 1453’te yakaladığını kaydetti. Ülkemizin yüzde 1’nin Bağcılar’da yaşadığını ifade eden Çağırıcı, ilçedeki genç nüfus potansiyelini değerlendirmek istediklerini ifade etti.  Gençliğin ihmal edilmesi halinde ülkenin tehlikeye düşeceğini belirten Çağırıcı, “Eğer genç nüfusu değerlendirirseniz, kültürel ve sosyal açıdan önünüze kimse engel çıkaramaz. Hükümetimiz, Bağcılar Belediyemiz, İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve bakanlıklarımız gençlere, kadınlara ve engellilere pozitif ayrımcılık uyguluyor. Biz, geçmişteki açıkları kapatıp geleceğe emin adımlarla yürümek istiyoruz” dedi. Geçmişi unutmadan geleceğe yürümek istediklerini kaydeden Çağırıcı, Kurtuluş, Balkan ve Çanakkale savaşlarını gençlere çok iyi şekilde öğretmek gerektiğini de vurgulayarak, “12 bin kişi Çanakkale gezisinde bulundu. Ziyaret edenler rehber eşliğinde tarihimizi yaşadılar. Şehit kanıyla sulanmış topraklarımızda birlik ve beraberlik adına ortak paydalar oluşturmalıyız. Yaz spor okullarımızla ve kamplarımızla bunu sağlamaya çalışıyoruz. Yaz Spor Okulumuzda bu sene de 16 farklı branşta 40 gün boyunca öğrencilerimiz eğitim alacaklar. Bütün spor malzemelerini Belediye olarak biz karşılıyoruz. Şu ana kadar 20 bin öğrencimiz kayıt yaptırdı. Bu bir rekor” diye konuştu.

“GENÇLİK BİZİM GURURUMUZDUR”

AK Parti İlçe Başkanı İsmet Öztürk de, 750 bin nüfusuyla İstanbul’un en kalabalık ilçesi olan Bağcılar’ın yaş ortalamasının 28 olduğunu ifade etti. İlçede yaklaşık 200 bin öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatan Öztürk, “ Gençlik bizim istikbalimiz, gururumuz ve onurumuzdur. Bu gençlik için ne yapılsa az. Hükümetimizin, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin ve Bağcılar Belediyemizin yaptıkları ortada. Türkiye’nin gelmiş olduğu bu noktada gençlerimize de çok iş düşüyor. Anne ve babalarımızın tecrübesinden, gençlerimizin de enerjisinden yararlanmamız lazım.” diye konuştu. İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ise, okullarda mesleki eğitimin yanı sıra öğrencileri sosyal ve sportif alanlara da yönlendirmeye çalıştıklarını belirterek, “Bunun en güzel örneğini ilçemizde yaşıyoruz. Okullarımızdaki yetenekli öğrencilerimizi sosyal, sportif ve farklı alanlara yönlendirmek amacıyla bu faaliyetleri, turnuvaları ve programları düzenliyoruz” dedi.

“MADALYALAR SAHİPLERİNİ BULDU”

Konuşmaların ardından Bağcılar’daki okullar arasında 18 branş, 20 kategori ve 800 takım arasında düzenlenen sportif faaliyetlerde başarılı olan 3500 öğrenciye madalyaları törenle verildi.  Programın ilerleyen saatlerinde “Yetenek Sizsiniz” programında sergiledikleri performansla tanınan Karizma Basket Show takımı da sportif gösterileriyle alkış topladılar. Hakan Akdoğan da sunduğu atletizm gösterisiyle beğeni topladı. Etkinlik şarkıcı Murat Göğebakan’ın konseriyle son buldu.